Daha önceki bir yazımda Yazko Çeviri'den bahsetmiş ve bu derginin yazın yaşamımızdaki yerinden bahsetmiştim. Bu derginin yayımının sona ermesinden sonra üç yıl kadar bu alanda büyük bir boşluk oldu. Her ne kadar BFS (bilim, felsefe, sanat) yayınlarından Ahmet Cemal ve Mustafa Küpüşoğlu'nun yönetiminde Dün ve Bugün Çeviri dergisi 1985-1986 arasında 3 sayı çıkabildiyse de uzun ömürlü olmadığından önemli bir iz bırakamadı.
1987 yıllarında Boğaziçi Üniversitesi'nden arkadaşlarım Müge Gürsoy ve Semih Sökmen'in sahibi oldukları
Metis Yayınları'na gidip geliyordum. Her ne kadar bu işin eğitimini görmediysem de çeviri yapmak hayatımın önemli bir kısmını kaplıyordu. Aynı ilgiyi duyan bir kaç kişi olduğunu da öğrenince birlikte bir şeyler yapmaya karar vermiştik.
Aynı yıl Metis'in tartışma - eleştiri dergisi Defter de yayına başlayacak, 2002 yılına kadar 45 sayı yayınlanacaktı. Dergi yayıncılığı Metis'in yeni girdiği, oldukça zahmetli ve garantili olmayan bir işti. Bir yandan piyasada büyük gazete ya da yayınevlerinin desteğiyle ayakta duran dergilerle (örneğin Milliyet Sanat Dergisi) rekabet etmek, hem de bunu Çeviri gibi oldukça dar bir çerçeveyi işleyerek yapmak gerçekten zordu. Yine de ekip büyük bir heyecanla işe koyuldu ve
Metis Çeviri doğmuş oldu.
"1987 Güz" başlığıyla yayınlanan ilk sayının Yayın Kurulu aşağıdaki kişilerden oluşuyordu:
Müge Gürsoy (Metis Kurucusu ve editörü)
Suat Karantay (Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü öğretim üyesi)
Turgay Kurultay (İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi)
Levent Mollamustafaoğlu (bendeniz, amatör çevirmen ve yazar)
Güzide Refiğ (B.Ü. Endüstri Mühendisliği mezunu, çevirmen)
Yurdanur Salman (B.Ü. öğretim görevlisi ve çevirmen)
Hür Yumer (Çevirmen - Maalesef intihar ederek hayatına son verdiğini öğrendim)
Hepsi de çeviriye gönül vermiş kişilerden oluşmuş bu ekip üç ayda bir yayınlanacak dergi için bir kaç kez bir araya geliyor, arada yazılarını ya da çevirilerini hazırlıyor ve baskıya veriyordu. Yayın Kurulunun çeviri duayeni Yurdanur Salman'dı. Artık bulunması çok zor olan, bir başka kuşağa ait nezaketi taşıyan Yurdanur hanım, yaşça ondan çok küçük olmamıza rağmen bizimle bile "siz" diyerek konuşur, eleştirilerini bile büyük bir nezaketle dile getirirdi.
Dergi sayılarının değişik formatlar taşıyabilmesine karşın belli bölümler yinelenebiliyordu. İlk sayının söyleşisini Müge Gürsoy'la ben büyük bir yazın adamı Memet Fuat'la yapmış ve özellikle Yeni Dergi döneminden söz etmiştik. "Çevrilmemiş Yapıtlara Önsözler" henüz Türkçe'ye çevrilmemiş yapıtları tanıtıyordu. Dergide çeviribilim yazılarının yanısıra yabancı dillerden Türkçe'ye ya da Türkçe'den yabancı dillere çevrilen öykü ya da makaleler olabiliyordu. "Karşılaştırmalı Çeviri" bölümünde özgür metinle çevirisi yanyana yayınlanıyordu. "Çevirmece" bölümünde okurlar da katkıya çağrılıyor ve verilen kısa bir metnin çevirisinin yapılması isteniyordu. "Eşekarısı" bölümünde dil yanlışları saptanıyor ve aşırı yanlış yapanların dili sokuluyordu. Dergiye katkıda bulunanların listesi ise son derece çarpıcıydı: Füsun Akatlı, Jale Parla, Melahat Togar, Cevat Çapar, Oruç Aruoba, Nesrin Kasap, Murat Belge.
2. sayıda Vedat Günyol'la söyleşi yaptık ve 1940'larda kurulan Tercüme Bürosu'dan bahsettik. Bu arada Yayın Kurulu'na çevirmen Nesrin Kasap katılmıştı. Bu sayıda ben de Samuel Beckett'ten "Play" adlı oyunu çevirmiştim. Yine aynı sayıda Martin Esslin'in "Absurd Theatre" adlı tanıtıcı yazısını da çevirmiştim.
3. sayının söyleşisi ünlü çevirmen ve öğretim üyesi Güzin Dino ile yapıldı. Dikkati çeken yazılar arasında Prof. Gül Işık'ın Goytisolo çevirisi, Fatih Özgüven ile Lale Müldür'ün Nabokov'dan Pale Fire çevirisi (tabii ki Canto One) sayılabilir.
4. sayıda Hür Yumer Yayın Kurulu'ndan ayrıldı. Bu sayının söyleşisi ünlü akademisyen ve çevirmen Nermin Menemencioğlu ile yapıldı. Gül Işık'ın İspanyol yazınının Türkiye'deki geçmişiyle ilgili yazısı, Lorca çevirileri, Tomris Uyar'ın Sylvia Plath çevirisi, Latince'den Seneca çevirisi çarpıcı bölümler arasında.
5. sayıda Melahat Togar söyleşisi vardı. Bu sayının ağırlığı Alman edebiyatı üzerineydi.
6. sayıdan itibaren ben işlerimin yoğunluğundan dolayı Yayın Kurulu'ndan ayrıldım. Yine de dergiye katkılarımı sürdürmeye devam ettim. Bu sayıda Güzide Refiğ de ayrıldı. Tahsin Yücel ile bir söyleşi yapılan bu sayıda Tomris Uyar ve Hilmi Yavuz'dan çeviriler var.
7. sayının söyleşisi Nermi Uygur ile yapıldı. Sayının ilginç yazıları arasında iki farklı Jabberwocky çevirisi ve Cevat Çapan'ın Auden çevirisi.
8. sayıda Can Yücel söyleşisi var. (Ölümünden 10 yıl önce, 1989'da yapılmış) Bu sayıda Nesrin Kasap ta ayrılmış.
9. sayıda Pınar Kür ile söyleşi yapılmış, bu sayede Pınar Kür'ün de Pirandello çevirileri olduğunu öğreniyoruz.
10. sayıda ansiklopedi çevirileri ele alınmış. Bu sayıda ben Ray Bradbury'nin en güzel öykülerinden biri olan "The Smile" çevirimi yayınlamıştım.
11. sayıda sinema çevirisi ele alınmış. Ayrıca bu sayıda yakın zamanda ölen Berke Vardar ile ilgili anı ve değerlendirme yazıları yayınlanmış.
1991 kışında yayınlanan 14. sayıda yeniden devreye girdim, çünkü bu seferki konu Bilim Kurgu çevirisi üzerineydi. Bülent Somay'ın da büyük katkıda bulunduğu bu sayıda ben Fred Saberhagen'dan "Young Girl at an Open Half-Door" öyküsünü çevirmiş, Türkiye'deki "talihsiz" Bilim-Kurgu çevirilerini incelediğim ve o zaman henüz çevrilmemiş olan "Dune" ile ilgili bir makale yazmıştım. Ayrıca Türkçe'ye çevrilen bütün Bilim Kurgu yapıtlarını içeren bir Çeviri Kaynakçası hazırladık. Bu sayıda Yurdanur Salman'ın da Yayın Kurulu'ndan ayrıldığını görüyoruz.
15. sayının konusu çocuk edebiyatı ve çevirisiydi. Pamuk Prenses masalının arkasındaki gerçek anlamları araştıran Bruno Bettelheim yazısı, Talat Halman çevirileri sayının dikkati çekenleri arasında. Yine bu sayıda Çocuk Edebiyatı çeviri kaynakçası yer alıyor.
16. sayının konusu Türkçe'den çeviriler üzerine. 17. sayıda ağırlık teknik çeviri. Bu sayıda Aykut Derman ayrılmış ve Emel Ergun kurula katılmış. 18. sayıda ikinci dilden çeviriler ele alınmış. 19. sayının konusu Çeviri Eğitimi.
Derginin son sayısı 1992 sonbaharında çift sayı olarak yayınlandı. Çeviri dergileri üzerine bir söyleşi yayınlayarak bir anlamda daireyi tamamlayan bu sayıda çeşitli veda yazıları da yer alıyor. Maalesef ben no sırada yurt dışında olduğumdan bu sayıya katkıda bulunamamıştım.
1987-1992 yılları arasında 21 sayı çıkmayı başarmış bu en uzun soluklu çeviri dergisi sanırım ülkemiz kültür ve edebiyat yaşamında önemli bir iz bırakarak tarihteki yerini aldı. Kısa bir süre de olsa bu dergiye katkıda bulunmaktan her zaman gurur duydum!